KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11636 E., 2011/1256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde, davalının kiralananda 14.02.2006 tarihli sözleşme ile aylık 600 TL bedelle kiracı olduğunu, Haziran-Eylül 2009 arası aylar kira parasını ödememesi nedeniyle kendisine üç kez ihtarname keşide edilip kira paralarının tahsili için de Sapanca İcra Müdürlüğü’nün 2009 / 820 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının bir aylık süre içinde dosya borcunu haricen ödediğini, davalının icra takibinde aylık kira miktarına karşı çıkmadığını belirterek, davalının iki haklı ihtar nedeniyle kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili kira sözleşmesi gereğince aylık kira parasının 175 TL olduğunu, davacının aylık kira parasının 600 TL olduğunu iddia etmesinin keşide ettiği ihtarnameleri haklı olmaktan çıkardığını, taraflar arasında kira artışı konusunda mutabakat sağlanmadığını, her ne kadar müvekkili hakkında yapılan icra takibine itiraz etmemiş ise de bunun aylık kira parasının 600 TL olduğunu kabul anlamına gelmediğini, ihtarnamelerin de usulsüz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasanın 7 / e maddesi gereğince iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur.
İki haklı ihtar nedeniyle açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde ve bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kira parasının tek bir ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir.
Olayımıza gelince ; davada dayanılan ve hükme esas alınan 14.02.2006 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira parası 175 TL olarak belirlenmiş, aylık peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davacı kira sözleşmesine dayanarak Haziran 2009, Temmuz 2009 ve Temmuz-Ağustos-Eylül 2009 ayları kira paralarının aylık 600 TL’den ödenmesi için üç kez ihtarname göndermiş, her üç ihtarname de davalının birlikte çalışan kardeşi ... imzasına tebliğ edilmiştir. Davalı ihtarnamelerin usulsüz olduğunu iddia etmiş ise de ihtarnamelerin kendisine ulaşmadığı yönünde bir savunmada bulunmamıştır.
Kaldı ki ihtarnameler Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Tüzüğü’nün 23. maddeleri hükmüne göre davalı ile birlikte aynı iş yerinde birlikte çalışan kardeşi imzasına tebliğ edilmekle usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmişlerdir.
Bu durumda mahkemece işin esası hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtarnamelerin usulsüz şekilde tebliğ edildiğinden söz edilerek yazlı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11636, K. 2011/1256, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama