KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11727 E., 2011/2171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeni ile kiralananın Tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde:davalının taşınmazda 01.03.2005 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı bulunduğunu, davalının bir kira dönemi içinde iki haklı ihtara sebebiyet verdiğinden bahisle kiralananın iki haklı ihtar nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise savunmasında, davanın süresinde açılmadığını, sözleşmede ihbar koşulu bulunduğunu bu nedenle 6 ay öncesinden ihbar çekilmediğinden aynı koşullarla kira sözleşmesi yenilendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ihtar koşulu yerine getirilmediğinden kira sözleşmesi aynı koşullarla uzadığını, davanın süresinde açılmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmiştir.
6570 Sayılı Yasanın 7/e maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur.
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde ve bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir.
Olayımıza gelince. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.03.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözleşmenin 1.9. maddesinde, birinci yıl için aylık kira bedelinin KDV hariç 9.384 Euro, ikinci yıl 9.712,65-Euro, üçüncü yıl 10.052,59-Euro, dördüncü yıl 10.404,43-Euro ve beşinci yıl 10.768,59-Euro olduğu ve aylık kira parasının her ayın ilk beş günü içinde kiralayanın bildireceği banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin 1.8. maddesinde ise, kira sözleşmesinde belirtilen sürenin sona ermesinden 6 ay önce tarafların tebellüğ edeceği şekilde sözleşmenin feshi bildiriminde bulunulmaz ise kendiliğinden kira bedeli hariç 5 yıl aynı şartlarda devam edeceği kararlaştırılmış ise de; bu hükmün iki haklı ihtar nedeni ile açılacak tahliye davasını engeller bir yönü yoktur.
Zira, az yukarıda açıklandığı üzere, iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının, kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur.
Akdin sonu için kabul edilen ve uyulmaması halinde sözleşmenin aynı koşullarda yenilenmesi sonucunu doğuran ihbar şartı, davalı kiracı yönünden 6570 Sayılı Yasanın 11. maddesi karşısında bağlayıcı olmadığı gibi, kiracının sözleşmeye aykırı davranışı neticesinde, muhatap olduğu haklı ihtarlar nedeniyle kiralayan lehine gerçekleşen dava hakkını bertaraf eden bir etkisi bulunmamaktadır.
Dava süresinde açıldığına göre işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın süresinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11727, K. 2011/2171, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama