KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11739 E., 2011/1817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar, davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle itirazın 4809.16 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, kiralananın tahliyesine, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesine göre, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminatla mahkum edilir. Yasa ile güdülen amaç, borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine, icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda, davacı, taraflar arasında düzenlenen 01.01.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak sözleşmede kararlaştırılan aylık kira bedeli üzerinden ödenmeyen aylar kirasının tahsili için davalı hakkında icra takibi yapmıştır. Davalı yapılan takip üzerine sözleşmeye uygun olarak istenilen takip konusu aylar kirasını ödediğini kanıtlayamamıştır. Bu itibarla, davalının takibe itirazı haksız ve alacak miktarı likit olduğundan, mahkemece davanın kabulüne karar verilirken davacı yararına talebi doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu konudaki isteminin reddedilmesi doğru görülmediğinden hükmün icra inkar tazminatına hasren bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11739, K. 2011/1817, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama