KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11823 E., 2011/3071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
- Mahkemesi
- Mersin 2. İcra Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş Bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istekli icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacının sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının kiracı olarak oturduğu taşınmazı satın aldığını, bu hususun ...Noterliğinden gönderilen 04.12.2008 gün ve 30853 yevmiye numaralı ihtarnameyle davalıya bildirildiğini, hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, taraflar arasında akdedilmiş bir kira sözleşmesi bulunmadığını, kiralananın ... tarafından kiraya verildiğini ve ödenmemiş kira borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı kiracının takibe dayanak yapılan 03.09.2007 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak kiralananda oturduğu ve kiralananın davacı tarafından satın alındığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, kiralananı 14.10.2008 tarihinde satın almak suretiyle kiralananın maliki olmuştur. Borçlar Kanununun 183. maddesi uyarınca satış anından itibaren taşınmazın nef'i ve hasarı yeni malike geçtiğinden kiralarında bu tarihten itibaren ona ödenmesi gerekir.
Davacı alacaklı önceden malik olduğunu bildirmek suretiyle 27.05.2010 tarihinde başlattığı haciz ve tahliye istekli icra takibinde sözleşmeye göre yıllık peşin olarak ödeneceği kararlaştırılan 03.09.2009 tarihinde başlayan yıllık kira parasının tahsilini istemiştir. Bu durumda davacının takip ve dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının takip ve dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11823, K. 2011/3071, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama