KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11848 E., 2010/13932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıf.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar Dairemizin 8.6.2010 gün ve 1591-6913 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre davacı vekilinin çeyiz eşyalarına ve faiz başlangıcına ilişkin bozma ilamına yönelik karar düzeltme istemi yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin ziynet eşyalarına ilişkin bozma ilamına yönelik karar düzeltme istemine gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilesi ile davalı ...’ın 1999 yılında evlendiklerini, bir süre sonra aralarında anlaşmazlıklar çıktığını ve sonuçta boşanmalarına karar verildiğini, 9.9.1999 tarihinde düzenlenen çeyiz senedinde belirtilen eşyaların davacıya teslim edilmediğini, bedellerinin de ödenmediğini, davalı tarafça çeyiz senedinin iptali ile için dava açılmış ise de bu davanın ret ile sonuçlandığını, davacı tarafından yaptırılan tespitte toplam 3.475 TL değerindeki eşyaların varlığının saptandığını, 11.175 TL değerindeki eşyaların ise mevcut olmadığını,
davalıların tespit sırasında belirlenen eşyaları iade edeceklerini beyan etmelerine karşın bugüne kadar teslim edilmediğini belirterek, tespit sırasında varlığı saptanan eşyaların aynen, bunun dışında kalan çeyiz senedinde yazılı ziynet ve eşyaların ise 11.175 TL olan bedelinin 9.9.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davacı tarafın gelin alınmaya gidildiği sırada davalı eş ve babasına çeyiz senedi olarak sundukları kağıdı boş olarak imzalattıklarını, senette nelerin yazılı olduğunu bilmediklerini, senette yazılı olan elli adet koyunun getirilmediğini, ziynetleri ise davacının evden ayrılırken beraberinde götürdüğünü, tespit sırasında belirlenen eşyaları iade etmeye hazır olduklarını, çeyiz senedi tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talebinin de haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce daha önce verilen ilamın 2 nolu bendinde; her ne kadar davacı kadın evi son terk ettiği tarih itibariyle dava konusu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini iddia etmemiş sadece kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüştür.
Taraflar arasında Elbistan 1. Asliye ( Aile ) Hukuk Mahkemesi’nin 2003 / 355 esas 2005 / 119 karar sayılı boşanma davasında dinlenen tanıkların beyanına göre de taraflar arasında davacının çocuğunun olmamasından kaynaklanan anlaşmazlıklar ve tartışmalar sonucunda davacının akrabaları tarafından ortak konuttan alınarak götürüldüğü anlaşılmaktadır.Yukarda açıklandığı üzere ziynet eşyaları rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalar olup evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi,
gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkün olduğundan ziynetler yönünden kanıtlanamayan davanın reddi gerekirken bedellerinin tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan davacı, dava konusu ettiği ziynet ve çeyiz eşyalarının bedelini 9.9.1999 tarihli çeyiz senedinde belirtilen değer üzerinden talep etmiştir.
Evlilik süresince kullanılan bu eşyaların yıpranması ve eskimesi kaçınılmaz olup mahkemece dava tarihi itibariyle uzman bilirkişi aracılığı ile aşınma paylarının düşülerek belirlenecek değer üzerinden alacağın tahsiline karar verilmesi gerekirken çeyiz senedinde gösterilen değerler üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi senet borçluları hakkında çeyiz senedindeki eşyaların bedelinin tahsili için Elbistan 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007 / 781 sayılı dosyasında 18.4.2007 tarihinde yapılan icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden önce davalıların temerrüde düşürülmesi söz konusu olmamasına karşın hüküm altına alınan alacağa
senet tarihi olan 9.9.1999 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de yerinde değildir gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de dava konusu ziynet eşyalarının davada dayanılan ve hükme esas alınan 9.9.1999 tarihinde düzenlenen çeyiz senedinde yazılı olduğu üzere davalılar ... ve...’a teslim edilmiş olup,ziynetler davalıların zilyetliğindedir,bu ziynetlerin davacıya verildiği,zilyetliğinin davacıya geçtiğini kanıt yükü davalı tarafa aittir.Davalıların çeyiz senedi ile kendilerine teslim edilen ziynetlerin davacıya verildiğine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığı,bu nedenle ziynetlere ilişkin davada kanıt yükünü davacı tarafa
yüklemenin doğru olmadığı bu defaki incelemeden anlaşılmakla davacının karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11848, K. 2010/13932, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama