KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12140 E., 2011/2094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsiline ilişkindir; Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere kiralayanların birden fazla olup, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğuna ihtarların birlikte çekilip, davanın da birlikte açılmasının gerekmesine, ihtarların tüm kiralayanlar tarafından keşide edildiğine davanın ise kiralayan .... dışındaki diğer kiralayanlar tarafından açıldığına, dava açmadaki bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olduğuna göre davanın açılmasında husumet yönünden bir usulsüzlük bulunmadığından,davanın süreden red edilmesinin sonuç itibariyle doğru olmasına göre davacı vekilinin tahliye istemine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekilinin alacak istemine ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Davacılar vekili dava dilekçesinde: müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmazda davalıların 01.04.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 3 yıldır kiracı olduklarını, kira bedelinin 2009 Nisan ayından bu yana 10.750 TL olduğunu, davalıların 2009 Şubat-Ağustos aylar arası 52.850 TL'nin yarısı olun 26.425.TL nin ödenmesi için iki adet ihtar keşide ettiğini, davalıların buna rağmen ödeme yapmadığını belirterek iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve ödenmeyen aylara ait hisseye düşen 34.891.-TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı ... ise davacılar ile aralarında kira sözleşmesinin olduğunu, ancak hissesini davacıların bilgisi dahilinde....’a devir ettiğini, davalı şirket vekili ise şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, muacceliyet şartı nedeniyle iki haklı ihtarın oluşmayacağını davanın da süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 01.04.2006 başlangıç tarihli ve 8 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi kiralayan olarak ....., .....varisleri, .... varisleri, .... varisleri ve kendi adına asaleten ..., kiracı olarak da ... ve ... imzalamıştır.
Sözleşmenin 6. maddesinde aylık kiranın 8.000 –TL net olduğu belirtilmiş ve 7. maddede: "15.09.2005 tarihinde keşif metrajındaki belirlenen bedel (303.452.-TL) bitinceye kadar kiracı mal sahiplerine kira bedeli ödemeyecektir. Keşif metrajındaki toplam miktar bu şekilde ödendikten sonra gerçek aylık kira bedelleri her ayın beşine kadar peşin olarak mal sahiplerine ödenecektir. Kira bedelleri mal sahiplerinin bildireceği banka hesabına yarı yarıya ödenecektir.
Buna göre mal sahibi ½ ...., 1/2si ise ... varisleri adına yatırılacak, her hissedar ayrı ayrı veya birlikte kiracıya karşı temerrüt hükümlerinden yararlanabilecektir. Bir kira yılı içinde iki defa temerrüde düşülmesi halinde o yıla ait kalan kiranın tamamı muaccel olacaktır. Mal sahiplerinin talebi halinde kiracı kira bedel veya bedellerini ödemeyi kabul eder” hükmüne yer verilmiştir.
Dava kiralayan olan ½ pay sahibi.... varisleri,..... varisleri,..... varisleri ve ... tarafından hisselerine düşen aylar kira bedelinin tahsili için açılmıştır.
Kira alacağı bölünebilen borçlardan olduğundan 1/2 pay sahibi kiralayanların kendi hisselerine düşen kira bedellerini isteme hakları bulunduğundan alacak isteği yönünden işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken alacak istemlerinin de red edilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12140, K. 2011/2094, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama