KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12153 E., 2011/2754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8.maddesine göre, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi veya tespit davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları, dava konusu olan şeyin değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Burada kira alacağı veya tazminatın miktarı önemli olmayıp önemli olan husus bu davaların tahliye veya akdin feshi yahut kira tespiti davaları ile birlikte açılmış olmasıdır.
Buna karşılık kira alacağı veya tazminat davası tahliye veya akdin feshi yahut kira tespiti davasından ayrı olarak açılmış ise bu takdirde görevli mahkeme dava olunan alacak veya tazminat miktarına göre belirlenir.
Somut olaya gelince; davacı vekili dava dilekçesinde, vadesi gelmiş kira paralarının ödenmemesi nedeniyle kira akdinin tek taraflı olarak feshedildiğini belirterek bu fesih olgusu nedeniyle sözleşmenin 11.maddesinde öngörülen cari yıl yıllık kira bedeli olan 44.500 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davadaki istekler arasında akdin feshi veya tahliye yer almamaktadır. Dava kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğundan, dava konusu edilen alacağın değeri itibariyle görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Tazminat isteminin akdin feshi olgusuna dayandırılmış olması sonuca etkili değildir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12153, K. 2011/2754, 9 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama