KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12270 E., 2011/2122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu 260. maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsede önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu bildirmesi koşulu ile dava açabilir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, temerrüt ihtarnamesininde davadan önce pay ve paydaş çoğunluğu olan kişilerce birlikte keşide edilmesi gerekir.
Elbirliği halinde mülkiyete konu ise tüm ortakların davaya katılmaları, temerrüt ihtarnamesinin tüm ortaklar tarafından gönderilmesi zorunludur. Davadaki eksikliğin davaya muvafakat sağlanmak suretiyle giderilmesi mümkün ise de her iki durumda da dava açıldıktan sonra aynı unsuru taşımayan temerrüt ihtarnamesindeki eksikliğin dava aşamasında giderilmesi olanağı bulunmadığından davanın reddi gerekir.
Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması zorunludur.
Olayımızda; davacıların sözlü kira sözleşmesine dayanarak malik sıfatıyla icra takibi yapıp dava açtıkları anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut tapu kaydından tahliyesi istenen taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu davacılar dışında da paydaşlarının bulunduğu görülmektedir. Ne varki, temerrüt ihtarnamesi yerine geçen icra takibi pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan başlatılmış davada pay ve paydaş çoğunluğu olmaksızın açılmıştır. Davadaki eksikliğin muvafakat sağlanmak suretiyle giderilmesi mümkün isede dava açıldıktan sonra icra takibindeki eksikliğin dava aşamasında giderilmesi olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12270, K. 2011/2122, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama