KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12321 E., 2010/13656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın derdestlik itirazı nedeni ile açılmamış sayılmasına yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı vekili lehine vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi nedeni ile davacı alacaklı Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak itirazın iptali takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın derdestlik itirazı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece 08.10.2009 tarihli kısa kararda “davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 600-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği halde, gerekçeli kararda “davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 360.-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” karar verilmiştir.
Bu durumda kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili bulunmaktadır.
10.04.1992 gun, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İctihadı Birlestirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çeliskiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12321, K. 2010/13656, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama