KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12547 E., 2011/1910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, on adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hakim tefhim ettiği karara uygun gerekçeli kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörülmüştür. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Olayımızda; hükmün tefhim edildiği 28.01.2010 tarihli kısa kararda, davaya konu 2649 ada 14 No’lu parselin de satışına karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda adı geçen parsel hakkında her hangi bir hüküm kurulmayarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Asıl olan kısa karar olup buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli karar hukuki bir değer taşımamaktadır. Bu nedenle mahkemece bozmadan önceki kararla bağlı olmaksızın, çelişkiyi kaldırmak suretiyle, vicdani kanaatine göre yeni bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12547, K. 2011/1910, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama