KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12553 E., 2011/1730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, tarafların paydaş oldukları taşınmazın ortaklığının mümkünse aynen, aynen taksimi mümkün değilse satılarak giderilmesini istemiştir. Duruşmaya katılan davalılar davanın reddini savunmuştur
Olayımızda; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda paydaş davalı ... hakkında adresi tespit edilemediğinden, zabıta araştırması yapılmadan vergi dairesi ve nüfus müdürlüğüden yapılan araştırma sonucunda adres tespit edilemeye çalışılarak davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye ilanen tebligat yapılmış ise de ilgili dairelerden yazılan müzekkereye adı geçenin ... olan soyadının ... olarak yazılarak sorulduğu ve ... adına herhangi bir araştırma yapılmadığından yapılan bu tebligatın usulüne uygun olduğunun söylenemediği gibi,
tapu kaydında davalı ...'in payının Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/265 Esas, 1979/983 Karar sayılı ilamı ile oluştuğu, dosya kapsamı ile anlaşılmakla bu dosyanın ilgili mahkemeden getirtilerek adı geçen davalının bu dosyadaki adresine tebligat yapılmadan ilanen tebligat yapılması da doğru olmadığından taraf teşkilinin sağlandığı söyelenemez. Bu nedenle taraf teşkili sağlanmadan işin esasının incelenmesi de doğru değildir.
Öte yandan dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde Şahinbey Belediyesi lehine kamulaştırma şerhi bulunmasına rağmen bu şerh üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu edilen parsele ilişkin tapu kaydındaki paydaşlara ilişkin pay ve payda da birbirini tutmadığından bu farkın nereden kaynaklandığı araştırılmadan üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12553, K. 2011/1730, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama