KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12580 E., 2011/2671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 22 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, tarafların dava konusu edilen 22 No’lu parsele birlikte malik olduklarını, taşınmazın taraflar arasında anlaşma yolu ile aynen bölünmesinin ya da satışının mümkün olmadığını belirterek, taşınmazın aynen bölünmesi, mümkün değilse satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın aynen bölünmesi mümkün ise bu yönde karar verilmesini savunmuştur.
Paydaşlığın giderilmesi davaları, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay oranları ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara,kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Bu durumda,öncelikle aynen bölünmesi istenen taşınmazın teknik bilirkişiye ifraz ( taksim ) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeni’nden karar alınmak suretiyle belediyeden, belediye dışında ise İl Özel İdaresi’nden İmar Yasası ve Yönetmeliği’ne göre bölüşmenin ( taksimin ) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinden kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz yanıt gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince ; dava konusu edilen 23.695 m2 alanlı kargir ev ve kargir ahır ve fındıklık vasfında 22 No’lu parsel tapuda taraflar adına paylı mülkiyet hükümlerine tabi olarak kayıtlıdır.
Belirtilen taşınmaz üzerinde yapılan keşif sonrasında fen, ziraat ve inşaat bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda taşınmaz üzerindeki yapıların konumu dikkate alındığında parselin beş parçaya ayrılabileceği, ayırma şeklinin yapıları bölmeyecek biçimde birkaç şekilde yapılabileceği, bu konuda tarafların anlaşması halinde hazırlatacakları teknik dosyanın İl İdare Kurulu’na gönderilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
Yukarda açıklandığı üzere paydaşlığın giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğundan davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu durumda davalının taşınmazın aynen bölünmesi suretiyle paydaşlığın giderilmesini istemesi mümkündür.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde işlem yapılıp dava konusu taşınmaza ilişkin harita mühendisine ifraz projesi düzenlettirilmesi, ifraz projesi onay makamına gönderilerek aynen bölünmenin mümkün olup olmadığı sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu davacı yanın aynen bölünme talebinin olmadığından ve bu konuda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından söz edilerek yazılı şekilde taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12580, K. 2011/2671, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama