KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12790 E., 2010/13426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 23.06.2008 günlü dava dilekçesinde, oğlu ...'ın mevsimlik işçi olduğunu, dava konusu yere ihtiyacı bulunduğundan bahisle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davacı vekili, 17.04.2009 günlü oturumda ihtiyaçlının dava konusu kiralananda kuru temizleme işi yapacağını açıklamıştır. Davalı, ihtiyacın samimi olmadığını, kira ücretinin düşük olduğu ileri sürülerek bulunduğunu, fahiş kira bedeli istendiğini, kiralananın mesken ve market olarak kullanılan 2 bağımsız bölümden oluştuğunu, sadece işyeri ihtiyacı için dava açılamayacağını davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, işyeri ihtiyacının samimi olduğu gerekçesiyle davacının dükkan ve daireye ihtiyacı olduğundan bahisle kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan yazılı kira sözleşmesi 01.05.2007 başlangıç tarihli olup bir yıl sürelidir. Aynı binadaki 1 no'lu işyeri ile 3 no'lu mesken, market ve mesken olarak davalıya kiraya verilmiştir. 15.04.2008 tarihinde davalıya tebliğ edilen, ihtiyacın ve akdin yenilenmeyeceğinin bildirildiği süre kesici ihtarnameye dayanılarak 23.06.2008 tarihinde açılan dava süresindedir.
Uyuşmazlık, yukarıdaki esaslar doğrultusunda ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı noktasındadır. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Davacı tarafça dinletilen davacı tanıklarından ..., davacının, oğlu ...'ye işyeri kurmak istediğini, diğer tanık ... ise ihtiyaçlının ...'nin kuru temizleme ya da terzi olarak dükkanda iş yapabileceğini söylemişlerdir. Davalı tarafça dinletilen tüm davalı tanıkları ise davacının çocukları ile arasının iyi olmadığını, çocuklarına herhangi bir dükkan ve ev verme niyetinde olmadığını, çocuklarının mirası için davacı ile ilgilendiklerini davacıdan duyduklarını, boş kiralık dairelerine çocuklarını oturtmadığını, oğluna işyeri açma iddiasının samimi olmadığını beyan etmişlerdir.
Davalı tanıklarının beyanları, temyiz dilekçesine eklenen ve ihtiyaçlı ...'ın imzasını taşıyan mektup içeriğine göre adı geçenin işyeri açmak ve işletmek düşüncesinde olmadığı ve kira artışına dayalı olarak açılan tahliye davasından haberinin olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yine temyiz dilekçesine ekli 06.01.2010 günlü ihtarnamenin ihtiyaçlı ...'a, kiralayan davacının adresinde tebliğ edilememesi de baba ile ihtiyaçlının aynı hanede oturduğu iddiasını doğrulamamaktadır. Bu deliller karşısında ihtiyaç iddiasının samimi olduğundan söz edilemeyeceğinden, mahkemece davalı tarafça sunulan temyiz dilekçesine ekli imzalı belgenin ve noter ihtarnamesinin mahkemece değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12790, K. 2010/13426, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama