KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13352 E., 2011/3163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edlimiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 18.7.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya ait kiralananda kiracı olduğunu, davacının ... Şeker Fabrikasında çalışmakta iken 18.5.2009 tarihinde iş aktinin feshedilerek oturduğu lojmandan da çıkarıldığını, şu anda geçici olarak ...'da oğlunun yanında kaldığını ve konut ihtayacı olduğunu belirterek davalının tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını, davacının asıl amacının kiralananı satmak olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık ihtiyaç iddiasının samimi olup, olmadığı noktasındadır.
Mahkemece dinlenen davacı tanıkları davacının işten çıkarılması sebebiyle oturduğu lojmanı boşalttığını eşyalarının bir kısmını ...'da yaşayan oğlunun bir kısmını da yine ...'daki anne-babasının evine götürdüğünü ve şu anda geçici olarak ...'da oğulunun yanında kaldığını bildirdiklerine göre davacının ...'da ikamet etmek amacıyla herhangi bir girişimde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı tanıkları ise kiralanın satışı konusunda ... isimli kişi ile pazarlık yapıldığını, ancak daha sonra vazgeçildiğini, davacının kendilerine maddi sıkıntıları sebebiyle evi satmak istediğini söylediğini ifade etmişlerdir. Davacının kiralananı satılığa çıkarması başlı başına ihtiyacın samimi olmadığını gösterir. Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacının ihtayacının gerçek, ciddi ve samimi olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13352, K. 2011/3163, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama