KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13440 E., 2011/3007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sekiz adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece üç adet taşınmazla ilgili davanın açılmamış sayılmasına, 5 adet taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu ... Köyü 198 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 12407/12730 payla malik olarak görünen ... oğlu ... ile borçlu davalının murisi ... oğlu ...'un aynı kişi olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Açıklanan husus üzerinde durularak adı geçenlerin aynı kişi olmadıklarının anlaşılması halinde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, borçlu ortak hakkındaki icra dosyası getirtilerek son borç durumu belirlendikten sonra borca yetecek sayıda taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile talep edilen taşınmazların tümünün satışına karar verilmesi de doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13440, K. 2011/3007, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama