Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2010/13657 E. , 2011/1356 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacılar vekili Av.... ile davalı vekili Av.... geldiler.Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 63.300.60 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacılar vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 10.4.2007 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira parası 16.500 Dolar olarak belirtilmiş, sözleşmenin özel şartlar bölümü 5. maddesinde aylık kiralardan birinin zamanında ödenmemesi halinde ileriye doğru bir yıllık kira alacağının muacceliyet kespedeceği ve özel 7. maddesinde de kiracının kira süresi dolmadan kiralananı tahliye ettiği takdirde kiralananın kiralanamadığı ve bu sebeple boş kaldığı dönem için kiralayanların uğradığı zararları tazmin edeceği kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Davalı kiracılık ilişkisi devam ederken 16.4.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile kiralananı 30.6.2008 tarihinde tahliye edeceğini bildirmiş, davacılar da 30.4.2008 tarihli cevabi ihtarnameleri ile tek taraflı ve haksız feshi kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Bunun üzerine davalı mahkeme aracılığı ile kiralananın anahtarının teslim edilmesi yönünden tevdi mahalli tayini istemiş, mahkemece başlangıçta talep kabul edilerek mahkeme yazı işleri müdürlüğü tevdi mahalli olarak tayin edildiğinden kiracı tarafından da anahtarlar 14.11.2008 tarihinde tevdi mahalline teslim edilmiştir. Tevdi mahalli tayinine dair kararın davacı tarafa 24.11.2008 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacılar tarafından 28.11.2008 tarihinde bu karara itiraz edilmesi üzerine mahkemenin 22.1.2009 tarihli kararı ile tevdi mahalli tayini kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kiralananın anahtarlarının tevdi mahallinde olduğu 24.11.2008 tarihinde davacılara bildirildiğine göre bu durumda kiralananın bu tarihe kadar davalının kullanımında olduğunun ve kiracılık ilişkisinin bu tarihe kadar devam ettiğinin kabulü gerekir. Tevdi mahalli tayini kararının sonradan kaldırılması ve kiralananın anahtarının tevdi mahallinden alınmaması sonuca etkili değildir. Dolayısıyla davalı bu tarihe kadar kira ödemelerinden sorumludur. Diğer yandan davalı kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından da sorumlu olacaktır. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak durumundadır. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Bu konuda yapılan keşif sonrasında düzenlenen 12.7.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda da taşınmazın aynı koşullarla yeniden üç aylık sürede kiraya verilebileceği belirtilmiştir. Davalı Temmuz-Kasım 2008 ayları kirasını ödediğini kanıtlayamadığı için tahliye tarihine kadar olan kira paralarından sorumludur. Bilirkişi raporuna göre de kiralananın tahliye edilmesinden sonra üç aylık sürede yeniden aynı koşullarla kiraya verilebileceği saptandığından üç aylık yoksun kalınan kira parasını da ödemesi gerekir. Davacılar da yapmış olduğu icra takibi ile Temmuz 2008-Mart 2009 arası aylar kirasını talep etmişlerdir. Bu durumda mahkemece tahliye tarihine kadar ve tahliye tarihinden itibaren de 24.2.2009 tarihine kadar olan kira parası yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13657, K. 2011/1356, 15 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama