KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/1368 E., 2010/7786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6.10.2009
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 119.775,00 TL kira alacağı ve 71.266,34 TL gecikme zammının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl alacak ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,71.266,33 TL gecikme faizinin dava tarihinden itiaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının 27.11.2000 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğı taşınmazın 2007 yılı Aralık ayı ile 2008 yılı Ocak, Şubat, Haziran ve Temmuz ayları toplam 119.775,00 TL kira bedeli ve sözleşme gereği kararlaştırılan 40.523,98 TL gecikme faizinin tahsilini istemiş, 03.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile dava tarihinden sonraki aylara ilişkin kira ödemelerinin de süresinde yapılmadığını belirterek gecikme faizi talebini 71.266,34 TL'sına çıkarmıştır.Davalı vekili, talep edilen kira alacağını kabul ettiklerini, gecikme fazinin fahiş olduğunu, yasal faiz istenebileceğini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ile sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Davacı, ancak dava tarihine kadar ödenmeyen kira bedellerinin tahsilini isteyebilir.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 27.11.2000 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan kira sözleşmesinin özel şartlar 10. maddesi gereğince, bir aylık kira parasının zamanında ödenmemesi halinde %70 oranında yıllık temerrüt faizi tahakkuk ettirileceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Mahkemece, davalının dava tarihine kadar ödenmeyen aylar kira parasına ilişkin olarak sözleşmede kararlaştırılan oran üzerinden belirlenecek gecikme faizinden sorumlu tutulması gerekirken dava tarihinden sonraki aylar kira parasının zamanında ödenmemesi nedeniyle oluşan gecikme faizinden de sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur.
Öte yandan Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde yer alan, geçmiş günler faizinin ödenmesinde temerrüde düşen borçlu aleyhinde faiz yürütülemeyeceği (faize faiz yürütülemeyeceği) kuralına aykırı olarak geçmiş günler faizine dava tarihinden itibaren tekrar faiz işletilecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
A.A.Ü.T nin 6. maddesi gereğince anlaşmazlığın, davanın kabulü nedeniyle delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilmesi halinde Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, aksi halde tamamına hükmolunacağı belirlenmiştir.
Davalı taraf delillerin toplanmasına ilişkin ara kararından önce 06.10.2008 tarihli dilekçesi ile dava konusu kira alacağını kabul ederek yargılama sırasında 19.12.2008 ve 24.12.2008 tarihlerinde ödeyerek gecikme faizinin oranına karşı çıkmıştır.Bu durumda mahkemece, kabul edilen miktar için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 'nin 6. maddesi gereğince yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine Tarife'de yazılı ücretin yarısına karşı çıkılan miktar yönünden ise tamamına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/1368, K. 2010/7786, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama