KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13722 E., 2011/3116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2011
- Mahkemesi
- Devrek İcra Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması, temerrüt nedeniyle tahliye ve %40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar, sözlü kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında 11.08.2009 tarihinde başlattıkları tahliye istekli icra takibinde, Ağustos 2004 – Temmuz 2007 arası aylık 120 TL üzerinden 7.200 TL kira parası ve 1.840,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.040,75 TL alacağın tahsilini istemişlerdir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, alacak iddiasında bulunanlara kira borcu bulunmadığını belirterek borca itiraz etmiştir. İtirazın kaldırılması ve tahliye isteğiyle açılan işbu dava sonucunda mahkemece, borçlunun kira ilişkisini kabul etmediğinden uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İİK. 269/2. maddesinde ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira aktini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak red etmez ise akti kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir.
Olayımızda; davalı borçlunun takipte dayanılan sözlü kira ilişkisine ve talep edilen aylık kira miktarına itirazı olmamış, itirazında sadece takip konusu borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini bildirerek kira borcu bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda İİK.’nun 269/2 maddesi gereğince kira ilişkisi ve alacak miktarı kesinleşmiş olup uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir bir yönü de bulunmamaktadır.
Davalı borçlu kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumunda olup davalı tarafından borcun ödendiği veya sair bir sebeple istenemeyeceği usulünce kanıtlanamamış olduğuna göre istemin kabulüne karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13722, K. 2011/3116, 16 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama