KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13747 E., 2011/3776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından tahliyeye yönelik davacı ... vekili tarafından ise vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde ve bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kira parasının tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 3.maddesinde, "Aylık ödemelerin yapılamaması veya geciktirilmesi halinde diğer aylara ilişkin kira bedellerinin de tahsilini zorunlu kılacağı" kararlaştırılmıştır. Davacı, 19.08.2009 tebliğ tarihli ilk ihtar ile, sözleşmedeki muacceliyet şartı gereği dönem sonuna kadar olan tüm kira paralarını isteyebilecekken, bölüp, sonraki Eylül ayı kira parasını ikinci ihtara konu etmiştir. Bu durumda, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasının koşullarının gerçekleşmediğinin kabulü gerekirken, tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
2- Davacı vekilinin davacı ... yönünden vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince davanın dinlenebilmesi için kanunlarda ön görülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısmında yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Davacılardan ...'ın kira sözleşmesinin tarafı olmadığı sonucuna varılarak bu davacı tarafından açılan dava reddedildiğine göre davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına yukarıda açıklandığı üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde nisbi vekalet ücreti verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13747, K. 2011/3776, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama