KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13836 E., 2011/3927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ...-... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava yedi adet taşınmazın ve taşınır niteliğindeki otomobil ve traktörün ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davalılardan ... vekili davaya konu 1665 nolu parsel üzerinde müvekkilinin eşi ...’dan intikal eden aile konutu olduğunu, buna ilişkin kesinleşmiş yargı kararı bulunduğunu ileri sürerek 20.05.2005 havale tarihli dilekçesinde davaya konu taşınmazın T.M.K.nun 652.maddesi uyarınca müvekkili adına özgülenmesini istemiştir.
Dava konusu taşınmazın aile konutu olarak tespitine ilişkin kesinleşmiş yargı kararı bulunduğu anlaşılmaktadır. (Bozdoğan Aile Mahkemesi 2007/220 esas ve 2008/141 karar) Ortaklığın giderilmesi ve aile konutunun özgülenmesi davaları nitelikleri itibariyle ayrı ayrı davalardır.
Miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınmasına yönelik özgüleme talepleri müstakil bir dava olarak yöneltilebileceği gibi ortaklığın giderilmesi davasında, karşı dava şeklinde de yöneltilebilir. Bu durumda öncelikle özgüleme davasının çözümlenmesi gerekeceğinden bunun ortaklığın giderilmesi davasında ön mesele olarak kabulü gerekir. Aile konutunun özgülenmesi davasında görevli mahkeme taşınmazın değerine göre belirlenir.
Dava değer itibariyle Asliye Mahkemesinin görevine giriyorsa karşı davanın tefrik edilerek görevli mahkemeye gönderilmesi icap eder. Yargılama sonunda taşınmazın sağ kalan eşe özgülenmesine karar verilirse, ortaklığın giderilmesi davasının bu nedenle reddine karar verilir. Şayet özgüleme davası reddedilirse o takdirde ortaklığın giderilmesi davası hakkında yargılamaya devam olunarak bir karar verilmesi gerekir.
Olayımızda; miras bırakanın son eşi ve mirasçısı olan davalı ... vekili tarafından miras hakkına mahsuben taşınmazın aile konutu olarak özgülenmesi talebi, müstakil veya karşı dava olarak ileri sürülmeyip savunma olarak dile getirilmiştir. Bu durumda mahkemece ilgili tarafa bu konuda dava açmak üzere kesin süre verilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aile konutu olarak özgülenmesine ilişkin mahkeme kararı bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13836, K. 2011/3927, 30 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama