KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13924 E., 2011/618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin, bir büyük altın(macar), bir künye ve iki adet yüzüğe ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 06.12.2004 tarihinde evlendiklerini, evlenirken verilen çeyiz eşyalarının davalılara telim edildiğini, müvekkilinin evlendikten sonra her türlü kötü muameleye maruz kaldığını, köye götürülerek ailesine teslim edildiğini, davalıların eşyaları iade etmediklerini ileri sürerek listedeki eşyaların aynen olmadığı takdirde bedeli olan 20.000,00 TL 'sının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., listede belirtilen 4 adet yüzüğün kendileri tarafından davacıya takıldığını, bahsedilen altınların bir kısmının evli oldukları dönemde ortak giderlere bir kısmının ise boşanma davası açıldıktan sonra işsiz olduğu dönemde bozdurup harcadığını, diğer davalı ... ise davacı tarafından ibraz edilen çeyiz senedinde imzaları olmadığını, tek taraflı olarak düzenlendiğinden geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ..., 06.09.2006 ve 12.12.2007 tarihli oturumlarda, bahsedilen ziynet eşyalarını bozdurarak bir kısmını ortak giderlere harcadıklarını bir kısmını ise boşanma davasından sonra işsiz kaldığı dönemde bozdurup harcadığını belirtmek suretiyle anılan ziynet eşyalarını bozdurduğunu kabul etmiştir. Davalının bu beyanı mahkeme içi ikrar niteliğinde olup HUMK 236/1. maddesi gereğince aleyhine kesin delil oluşturur.
Bu altınların davacının rızası ile alınarak bozdurulduktan sonra yine davacıya teslim edildiğini kanıtlama yükü davalıya aittir. Davalı, bu yönde bir savunmada bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece, iki adet yüzük,bir adet büyük altın(macar) ile künye bakımından da davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13924, K. 2011/618, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama