KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/14044 E., 2011/4072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- Mersin 2İcra Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını, kiralananın tahliyesini ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece alacağa yönelik istemin kısmen kabulüne, kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 1.8.2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin özel şartlar 3. maddesinde ”. 2., 3., 4, ve 5., yıl kira bedelleri kira başlangıcında DİE açıkladığı geriye dönük bir yıllık enflasyon ortalaması kadar artırılarak tespit edilerek kiraya verene ödeneceği …” ve kiraların yıllık ve peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Kararlaştırılan bu artış şartı belirli olup tarafları bağlar. Davalı borçlu süresindeki itirazında kira miktarının yıllık 21600 TL olduğunu beyan ettiğine göre öncelikle kira miktarı konusundaki uyuşmazlığın giderilmesi gerekir. Takibe konu 1.8.2009 tarihli yıllık kira parasının hesaplanabilmesi için 1 Ağustos 2009 tarihi itibarı ile DİE’ nün geriye dönük 12 aylık enflasyon oranı belirlenip, kira başlangıç tarihinden itibaren hesaplanarak, kira bedelinin tespiti gerekir.
Kira bedeli tespit edildikten sonra yapılan ödemeler mahsup edilerek kalan miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/14044, K. 2011/4072, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama