KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/14067 E., 2011/1811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya iadesi davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.Nail Özçelik ve davacı vekili Av.... geldiler.Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, ziynet eşyalarının bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüyle ziynet eşyalarının aynen, mümkün olmadığı takdirde 53.010 TL olan bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin hüküm altına alınan ziynet eşyalarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen ziynet eşyaların bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü bir kısım ziynet eşyasının aynen, mevcut değilse bedeli olan 53.010 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HUMK’nun 74. maddesi hükmü gereği hakim tarafların iddia, savunma ve istekleri ile bağlı olup ondan fazlasına ya da başka bir şeye hükmedemez. Davacı, dava konusu ziynetlerin sadece bedelini talep etmiş olmasına karşın mahkemenin bu talebi aşarak hüküm altına aldığı ziynet eşyalarının aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde değerinin tahsiline karar vermesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/14067, K. 2011/1811, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama