KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/14109 E., 2011/1815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ve davacılar vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu payın davacı ... Babacan adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına,toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından tapuda yapılan temliki işlemin muvazaalı olduğu iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. İşlemin gerçekte trampa olmayıp satış olduğunun belirlenmesi halinde şayet satış bedeli kanıtlanabilirse bu bedel, yoksa keşfen bilirkişi aracılığı ile tapudaki işlem tarihinde saptanan bedel önalım bedeli olur.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu 31 No’lu parselin paydaşı ...., bu taşınmazdaki 26.500 TL değerindeki ve yine kendisine ait 699 No’lu parseldeki 30.000 TL değerindeki payını, davalıya ait 3427 No’lu parseldeki 50.500 TL değer biçilen payı ile 28.9.2006 tarihinde hiçbir bedel ve miktar farkı gözetmeksizin trampa etmiştir.
Davacı ise tapuda yapılan temlikin muvazaalı olduğunu, her ne kadar trampa yapılmış gibi gösterilse de dava konu payların aslında davalıya satıldığı iddiasında bulunmuştur. Bu iddia üzerine mahkemece yerinde yapılan keşifler sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında dava konusu payın değeri 35.547.31 TL, 76.991.87 TL ve 64.705.90 TL olarak farklı değerlerde tespit edilmiştir.
Mahkemece temlikin muvazaalı olduğu kabul edilerek 19.9.2008 tarihli ilk bilirkişi raporu ile belirlenen 35.547.31 TL üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiş ise de bilirkişi raporları arasında payın değeri konusunda büyük farklılıklar bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi yönünden yerinde yeniden keşif yapılarak yeni bir bilirkişi raporu alıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/14109, K. 2011/1815, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama