KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/1512 E., 2010/8223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24.6.2009
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde,müvekkilinin 3077 parsel sayılı taşınmazda paydaş olup davalının pay satın aldığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş davalı, dava konusu edilen taşınmazın rayiç değerinin belirlenmesini istemiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu hallerde 11.10.1982 gün ve 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.
Muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekaletname verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davayı temsilci takip eder.
Dava hakkına ilişkin bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımıza gelince; davacı ...'ün taşınmazda kendi adına kayıtlı bağımsız payı bulunmamaktadır. Davayı miras bırakanı ... ...'ün tapudaki 12/84 payına dayanarak açmıştır. Davacı taraf babasından gelen miras payına dayalı olarak işbu davayı açmış ise de mirasçılık belgesi ibraz etmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının mirasbırakanı ... ...'ün mirasçılık belgesinin ibraz ettirilerek dayandığı pay elbirliği halinde mülkiyete konu olduğundan yukarda açıklanan esaslara göre varsa davacı dışındaki mirasçıların da davaya muvafakatinin sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde davacıya terekeye temsilci atanması için süre verilmesi, davanın tayin edilecek temsilci vasıtası ile yürütülmesi ve ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/1512, K. 2010/8223, 30 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama