KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/1584 E., 2010/4632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar-davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı Hazine vekili Av.... ve davalılar vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 2.843.148 TL alacağın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 335.645.75 TL alacağın davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin davalı ... İnş. Taah. San ve Tic Ltd Şti’nin sorumluluğuna ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 26.5.2000 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile ... Köyü ... Çayı’nın 705.975 m2’lik kısmındaki kum ve çakıl ocağı davalı ...’ya kiralanmıştır.
Sözleşmenin 18. maddesinde kiralanan sahadan 705.975 m3 kum-çakıl malzemesi alınacağı, alınacak malzemenin kira süresi dolmadan bitirilmesi halinde tahsil edilmiş kira bedelinin iade edilmeyeceği, kiralama süresi içinde kiralanan sahadan alınan malzeme miktarının tahmin edilen miktardan fazla olduğunun idarece tespiti halinde günün rayiç bedeli üzerinden bulunacak birim fiyatın fazla malzeme miktarı ile çarpımı sonucu bulunacak bedelin idarenin talebinden itibaren onbeş gün içinde kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşmenin kiracısı olan davalı ... diğer davalı şirketin 123 / 391 pay oranında hissedarıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu ve bilirkişi raporuna göre davalı kiracının kiralanan kum ve çakıl ocağından sözleşmede kararlaştırılanın üzerinde malzeme çıkarıp kayıtlara girmeden ortağı olduğu davalı şirket aracılığı ile sattığı sonucuna varılmış ise de kiralanandan fazla malzeme alınmasının yaptırımı sözleşmenin 18. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre fazla çıkarılan malzeme bedeli kiracıdan tahsil edilecektir.
Borçlar Kanunu’nun 248 ve devamı maddelerinde düzenlenen kira sözleşmesi, bir
bedel karşılığında geçici bir süre için başkasına ait taşınır ya da taşınmaz malın kullanılmasını sağlayan anlaşma olarak tanımlanabilir. Kira sözleşmesi karşılıklı borç doğuran ve taraflarına şahsi hak sağlayan bir akittir. Sözleşmeden doğan borçlar ancak sözleşmenin tarafından istenebilir. Davalı kiracının diğer davalı şirketin ortağı olması ve sözleşmeye aykırı elde ettiği malzemeyi şirketi aracılığı ile sattırması davacı idarenin davalı şirketten talepte bulunması sonucunu doğurmaz. Bu itibarla mahkemece davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın her iki davalıdan da tahsiline hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/1584, K. 2010/4632, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama