KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/2209 E., 2010/6304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, dokuz adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine, ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına Göre temyiz eden davalının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ...'ın ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.Mahkemece, dava konusu edilen ve satışına karar verilen ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların tapuda paydaş olmayan ...'ye ait olduğunun yerel bilirkişi beyanı ile tespit edilerek tapuda paydaş olmayan ...'ye satış parasından pay verilmesi mümkün olmamasına karşın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/2209, K. 2010/6304, 26 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama