KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/2427 E., 2010/5024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık dört adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ..., ... ve ... parsellerle ilgili karar onanıp kesinleştiğinden bu parsellerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, ... nolu parselin satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;dava konusu edilen ve satışına karar verilen ... nolu parselde ortak olan davalı ... mirasçısı ...'nın yargılama sırasında 11.1.2004 tarihinde öldüğü geride mirasçı olarak eşi ... ve çocukları ..., ... ve ...'yı bıraktığı dosyaya ibraz edilen mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda adı geçen mirasçıların davaya dahil edilmesi, kendilerine usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/2427, K. 2010/5024, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama