KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/2457 E., 2010/9647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30.9.2009
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira parasının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, tazminat ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece tazminat isteminin reddine, tahliye istemi atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, itirazın iptali isteğinin ise kısmen kabulü ile 10.313,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili sözlü kira akdine dayanarak, aylık 3.000 TL üzerinden dört aylık kira bedeli olan 12.000 TL''nin tahsili için tahliye istemli icra takibi başlatmış olup davalı tarafından yasal süresinde itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. Davacı itirazın iptali ve tahliye isteği ile açtığı davada tahliye isteğini atiye terk etmiş, yalnız itirazın iptalini istemiştir.
Davalı vekili taraflar arasındaki kira ilişkisinin yazılı kira sözleşmesine dayandığını ve aylık kira bedelinin 200 TL olduğunu belirterek 24.05.2002 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesini dosyaya ibraz etmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davalı tarafından ibraz edilen yazılı kira sözleşmesindeki imzanın davacı kiralayana ait olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kira bedeli üzerinden alacak isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı akdi ilişkiye karşı çıkmamış ancak kira bedelinin aylık 200 TL olduğunu savunmuştur. Bu durumda sözlü akde dayanan davacının aylık kira bedelinin 3.000 TL olduğunu ve ödeme şeklini kanıtlaması gerekir. Davacı bu yoldaki iddiasını yazılı belgeyle kanıtlayamamıştır. Dava dilekçesinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacının davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç kira miktarı üzerinden alacağa hükmedilmesi doğru değildir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/2457, K. 2010/9647, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama