KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/248 E., 2010/4869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinden ...’ın oğlunun konut ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, davacıların dava açma ehliyetlerinin olmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece pay ve paydaş çoğunluğunun veya tüm mirasçıların muvafakatlerinin sağlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların murisi ... ile davalıların murisi ... arasında 01.10.1998 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde ise, 598 m2 bahçeli kargir iki daireli ev niteliğinde olup, ½ oranında davacılar adına, ½ sinin ise dava dışı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece her ne kadar kiralayan ... mirasçılarından olan ...’ın ve tapu kaydında 1/2 pay sahibi olan ...’ın muvafakatlarının sağlanamadığından bahisle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de;
Davacılar vekili, murisin mirasçıları olarak değil, tapu malikleri olarak dava açtıklarını, dava konusu taşınmazın, tapu kaydında kendi paylarına düşen taşınmaz olduğunu beyan ettiğine göre, mahkemece bu husus üzerinde durulup, mahallinde keşif yapılmak suretiyle tahliyesi istenen taşınmazın davacılara isabet eden kısım olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/248, K. 2010/4869, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama