KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/2543 E., 2010/8532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 08.05.2009
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmazların paydaşlarından ... ... oğlu ... mirasçıları ..., ... ve ...'ye Hatay Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/1203 Esas - 2003/270 sayılı karar ile Medeni Kanununun 427/1 ve 3561 sayılı yasanın 2. maddesi gereğince Hatay Defterdarı ... kayyım tayin edilmiş, yargılama sırasında adı geçen kişiler kayyım vekili tarafından temsil edilmiştir.
Ancak Hatay Sulh Hukuk Mahkemesi 27.07.2007 tarihinde 2005/874 Esas, 2007/1220 sayılı kararı ile kayyım tayinine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve söz konusu karar 15.05.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece ..., ... ve ... sağ ise kendilerinin ölü iseler ibraz ettirilecek mirasçılık belgesinde adı geçen tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi, usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/2543, K. 2010/8532, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama