KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/3112 E., 2010/7695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 09.10.2007
- Dahili davalı
- ...
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekilince temyiz olunmuştur.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacı icra hakimliğinden İ.İ.K.'nun 121. maddesine göre almış olduğu yetki belgesine dayanarak borçlu ...'ın miras bırakanı ... adına 88/136 payla kayıtlı olan, elbirliği mülkiyetine konu taşınmazda, paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir.
Ancak dosyada mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinde; yetki belgesi alındıktan ve dava açıldıktan sonra, dava konusu taşınmazdaki, 21.12.2005 günlü intikal işlemleri ile miras bırakan ...'ın payının mirasçılarına intikal ettirildiği, miras bırakanın taşınmazda payının kalmadığı, borçlu ...'ın ise 88/680 hisse sahipli paydaş olduğu görülmektedir.
Bu durumda, borçluya ait müstakil pay icra takibine konu yapılıp, müstakilen satışı yapılarak borcun tahsili yoluna gidilebileceğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tapu kayıtlarındaki intikallere değer verilmeyip, yazılı şekilde taşınmazın satışına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3112, K. 2010/7695, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama