KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/3479 E., 2010/4801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydında "aile konutu" şerhi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ortaklığın giderilmesi ve aile konutunun özgülenmesi davaları nitelikleri itibariyle ayrı ayrı davalardır. Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar ile haklarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğu halde, aile konutunun özgülenmesi davası sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğini içerdiğinden iki taraflı bir dava olduğu söylenemez.
Miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınması isteğini içeren aile konutunun özgülenmesi davasında görevli mahkeme taşınmazın değerine göre belirlenir. Bu dava müstakil olarak açılabildiği gibi açılmış olan bir ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde de açılabilir. Özgüleme davası, ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde açılmış ise, mahkemece dava konusu taşınır ya da taşınmazın değeri belirlenerek, dava değer itibariyle sulh mahkemesinin görev sınırını aşıyorsa özgüleme davasının tefrikine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilip, bu davanın sonucu beklenmelidir. (HUMK. Md.5) Karşı davanın değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa HUMK.'nun 566. maddesi uyarınca öncelikle özgüleme isteği çözümlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Olayımızda; Davacılar vekili, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek miras bırakanı adına kayıtlı olup aynen taksiminin mümkün olmadığını bildirerek ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili, sağ kalan eşin mülkiyet ya da intifa hakkı talebinde bulunabilmesi için dava açılmak üzere süre verilmesini talep etmiş, mahkemece davalı vekilinin vekaletname ve yetki belgesini ibraz için verilen kesin süreye rağmen ibraz edilmemesi nedeniyle bu talebin nazara alınmadığı belirtilerek ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği görülmüştür.
Davalıların temyiz dilekçelerinde muristen kalan taşınmazda halen oturmakta olan sağ kalan eş ... tarafından ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/783 Esas sayılı dosyasında T.M.K.nun 652.maddesi uyarınca taşınmazın mülkiyetinin miras hakkına mahsuben sağ kalan eşe özgülenmesi ,davalılar adına kayıtlı payın davacı adına tescili veya taşınmazda oturma hakkı tesisine ilişkin dava açıldığı bildirilmiştir.Dairemizin geri çevirme kararı üzerine gönderilen ...
2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/783 Esas sayılı dosyasında T.M.K.nun 652.maddesi uyarınca sağ kalan eş tarafından açılan davanın derdest olduğu görülmüştür.
Miras bırakanın son eşi ve mirasçısı olan davalı ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası devam ederken müstakil dava şeklinde açılmış bir özgüleme davası bulunduğuna göre mahkemece bu davanın sonucunun beklenilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3479, K. 2010/4801, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama