KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/3941 E., 2010/8949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Antalya 3.İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15.12.2009
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava İİK.'nun 269/a maddesi gereğince kesinleşen icra takibine dayalı temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, davalının kiracı olarak bulunduğu taşınmazın 2009 yılı 1,2 ve 3.aylar kira bedelleri 15.750 TL ile faizi toplamı 17.055.TL'nin tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, takibin itiraz edilmeden kesinleştiğini, 30 günlük ödeme süresi içinde davalının kira borcunu ödemediğini, temerrüt oluştuğundan, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.05.2009 tarih 2009/110 esas sayılı kararı ile iflas erteleme kararı alındığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı kiracı hakkında iflas erteleme kararı bulunduğu, bu bağlamda iflas erteleme kararı nedeniyle açılmış takiplerin tedbiren durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından 31.03.2009 tarihinde başlatılan icra takibi nedeni ile düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmesi üzerine davalı borçlu yasal süresi içinde takibe itiraz etmediğinden takip kesinleşmiştir. Davacı, takip konusu alacak 30 günlük ödeme süresi içinde ödenmediğinden İİK 269/a maddesi gereğince temerrüt nedeni ile tahliye isteminde bulunmuştur. Davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Tahliye davaları acele davalardan olduğundan, davalı hakkında iflas erteleme kararı verilmiş olması davanın görülmesine engel değildir, sadece infazı etkiler niteliktedir. Mahkemece, kesinleşen icra takibi nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3941, K. 2010/8949, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama