KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4056 E., 2010/8638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Samsun 1.İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8.9.2009
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklılar icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına, davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar vekili tarafından davalı borçlu hakkında 16.04.2009 tarihinde tahliye istemli icra takibi başlatılmış olup ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine, davalı vekili 30.04.2009 tarihinde takibe itiraz etmiş, dosyada davalının vekili olduğuna dair vekaletnamesinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen duruşma gün ve saatini bildiren davetiye davalı asil adına çıkarılmış, daimi işçisi imzasına tebliğ edilmiştir.
Dava, davalının yokluğunda görülüp bitirilmiştir. Çekişmeli yargıda tarafların duruşmaya çağrılması zorunludur. HUMK'nun 73.maddesine göre kanunun gösterdiği istisnalar dışında, hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Tebligat Kanunu’nun 11. maddesine göre vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın da vekile tebliği gerekir.
Davalı asile tebligat yapılması taraf teşkilinin tamamlandığı sonucunu doğurmaz. Bu durumda mahkemece, davalı vekiline, duruşma gün ve saatini bildiren davetiyenin yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4056, K. 2010/8638, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama