KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4111 E., 2010/8084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8.12.2009
- Dahili davalı
- ... ve ark
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmaz paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; tapu paydaşı ...'in mirasçılarından , davalılar ..., ... ve ...'e davacı vekilinin dosyanın yeniden işleme konulması talebini içerir 24.9.2009 günlü yenileme dilekçesi ekli ve duruşma gününü bildirir davetiyeler "yeni Muhtalip Güler imzasına tebliğ edildi" şerhi ile tebliğ edilmiştir. Tebligatı alan şahsın davalılar ile aynı çatı alında birlikte oturup oturmadığı tebliğ belgesinde belirtilmediğinden, bu şekilde yapılan tebliğin Tebligat Yasası hükümlerine uygun olduğu kabul edilemez. Bu durumda yukarıdaki esaslar doğrultusunda davada taraf teşkilinin tamamlandığından söz edilemeyeceğinden savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4111, K. 2010/8084, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama