KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4404 E., 2010/8673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Çorlu İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18.11.2009
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş 1.7.2006 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı vekili 19.8.2006 günlü düzenleme 31.8.2008 tahliye tarihli adi yazılı tahliye taahhüdüne dayanarak davalı hakkında yasal bir aylık süre içinde icra takibi başlatmıştır.
Davalı icra takibine karşı süresinde yaptığı itirazında taahhütnamedeki tarih ve imzaya açıkça karşı çıkmamış, sözleşmedeki feshi ihbar koşuluna uyulmadığını, taahhütnamedeki tahliye tarihinden sonraki aylar kira parasının alacaklı tarafından kabul edildiğini, sözleşmenin uzatıldığını ileri sürmüştür. Davacı yazılı sözleşme ve tahliye taahhüdüne dayandığına göre davalının sözleşmenin yenilendiğini ya da uzatıldığını aynı kuvvete haiz yazılı bir belge ile kanıtlaması gerekir.
Davalı akdi ilişkinin yenilendiğine dair bir belge sunmamıştır. Taahhütnamedeki tarihten sonraki aylar kira parasının alacaklı tarafından kabul edilmesi sözleşmenin yenilendiği anlamını taşımamaktadır. Taahhütnamenin içeriğine ve kira sözleşmesine göre taahhüdün kira ilişkisi devam ederken verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda dayanılan yazılı tahliye taahhüdü geçerli olup, tarafları bağlar.
Geçerli tahliye taahhüdü karşısında önceki tarihli kira sözleşmesindeki ihbar koşulunun da bir önemi bulunmamaktadır. Bu hususlar gözetilerek mahkemece itirazın kaldırılarak kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4404, K. 2010/8673, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama