KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4421 E., 2010/8232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22.12.2009
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Dava dilekçesi davalı şirkete, “ ehil işçisi” imzasına tebliğ edilmiş olup yukarıda açıklandığı üzere dava dilekçesinin davalı şirkete yöntemine uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilemez. Davalı taraf yargılamaya katılmamış,cevap dilekçesi de vermemiştir. Dava, davalının yokluğunda görülüp bitirilmiştir. Çekişmeli yargıda tarafların duruşmaya çağrılması zorunludur.
HUMK'nun 73.maddesine göre kanunun gösterdiği istisnalar dışında, hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Bu durumda, mahkemece, davalıya duruşma gününü bildirir davetiyenin yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4421, K. 2010/8232, 30 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama