KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4428 E., 2010/8978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16.04.2009
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmaz mal paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; davaya konu 3 numaralı parsel üzerinde, 3 katlı 18 bağımsız bölümden oluşan betonarme bina bulunmaktadır.
Davacı, noter satış senedi ile arsa malikinden 1 no'lu bodrum kat, 2 no'lu zemin kattaki işyeri, 3 no'lu asma katın tamamını satın aldığını iddia etmiş, ancak yapılan keşif neticesinde fiili kullanım durumuna göre bilirkişilerce düzenlenen rapor içeriğinden ise bu yerlerin yine noter satım senedi ile satın alındığını iddia eden davalılardan ... kullanımında (tasarrufunda) olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, paydaş olan diğer davalıların, diğer bağımsız bölümlerini fiili kullanımına itirazları olmadığı halde, noter satışına konu edilen bu 3 bağımsız bölümde davacı ile davalı ... arasında bağımsız bölümlerin aidiyeti konusunda ihtilaf bulunmaktadır.
Bu durumda taşınmaz üzerindeki binadaki bağımsız bölümlerin tüm paydaşlara özgülendiği kabul edilemeyeceğinden, mahkemece yukarıdaki esaslar doğrultusunda oran kurularak, bağımsız bölümlere isabet eden kısmın davacı ... dışındaki bağımsız bölüm sahibi paydaşlara, zemine sabit eden kişinin ise tüm paydaşlara tapudaki payları oranında ödenmesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, satış bedelinin tapudaki payları nisbetinde taraflara dağıtılması şeklinde karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4428, K. 2010/8978, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama