KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4530 E., 2010/9833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1.7.2009
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı ...'nin kiralanandan tahliyesine, 588-TL icra tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davalı ... tarafından ayrı, ayrı temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükümde yazılı gerekçelere göre davalı kiracı borçlunun alacağa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalı kiracının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;Davacı kiralayan 15.08.2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2008/9205 esas sayılı icra dosyasında düzenlenen takip talebinde “genel haciz yoluyla takip” yolunu seçmiş olup tahliye isteminde bulunmamıştır. Tahliye isteği bulunmadığı için icra dairesi tarafından kiracı ve kefile karşı örnek 7 ödeme emri düzenlenerek gönderilmiştir. Takip talepnamesinde tahliye isteği olmadığından dava dilekçesinde tahliye isteğinde bulunulmuş olması hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
3-)Davalı kefil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; hükme esas alınan ve davaya dayanak yapılan 15.08.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kira sözleşmesine dayanarak 15.08.2007 tarihinde başlayan yeni dönemdeki kira alacakları ve apartman aidatlarının tahsilini istemektedir.
Davalı ... bu kira sözleşmesinin müteselsil kefilidir.Kira sözleşmesinin hususi şartlar 16. maddesinde “kiracı kiralananda kaldığı sürece kefilin kefaleti devam eder.” hükmü düzenlenmiş isede, ne kadar süreyle ve hangi miktar için müteselsil kefilin sorumlu olacağı belirtilmediğinden ve Borçlar Kanunu’nun 484. maddesi gereği kefilin sorumluluğu sözleşmede kararlaştırılan kira süresi ile sınırlı bulunduğundan takibe konu dönemdeki alacaklardan kefil ... sorumlu tutulamaz.
Bu nedenle adı geçen davalı kefil hakkında ki davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4530, K. 2010/9833, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama