KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4716 E., 2010/8928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9.9.2009
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında paylı ve elbirliği mülkiyetine konu1204 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davacılar vekili, 6.2.2008 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde dava edilmeyen 2 nolu parselin de satışını talep etmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde yer alan taşınmaz ile dava edilmeyen 2 nolu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, 2 nolu parselle ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından bu parselin satışına karar verilmesi doğru değildir.
2- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 1 No’lu parselde paydaş ...'ın 16.10.2008 tarihinde 5/152 pay satın alarak paydaş olduğu getirilen son tapu kaydından anlaşılmaktadır. Adı geçen yeni paydaş davaya dahil edilmemiştir. Bu durumda yeni paydaş ...’a usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedelerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4716, K. 2010/8928, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama