KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4817 E., 2010/9498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7.10.2009
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava fesih ihbarı nedeniyle kiralananın tahliyesi ve haksız işgal tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının 4.7.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak kiralananda kiracı olarak bulunduğunu ve kira süresinin 4.7.2004 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili kiralananın 6570 Sayılı Yasa kapsamında bulunan yerlerden olduğunu, tahliye sebebi bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece kiralananın 6570 Sayılı Yasa kapsamında bulunan yerlerden olduğu gerekçe gösterilerek dava reddedilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 4.7.2004 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan büfe ve çay bahçesi olarak, 400 m2 yer kiraya verilmiştir.
Kiralananda 7.11.2006 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda kiralanan yerin 400m2 lik çay bahçesi olduğu üzerinde 80m2’lik büfenin bulunduğu şeklinde rapor verilmiştir.
26.11.2006 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda kiralanan yerin 400m2 lik çay bahçesi olduğu üzerinde yaklaşık 100m2 lik kapalı alanlı büfenin bulunduğu ancak yerin baskın vasfının çay bahçesi olduğundan Borçlar Kanunu 260 vd maddelerinin uygulanması gerektiği şeklinde rapor verilmiştir. Sözleşmeden ve kiralananda yapılan keşiflerden kiralananın 6570 Sayılı yasaya değil, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu haliyle kiralananın Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Olayda 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanma olanağı yoktur. Sözleşme sona ermeden 31.5.2004 ve 22.6.2004 tarihli fesih iradesini bildirir ihtarlar davalıya tebliğ edildiğine göre 7.10.2004 tarihinde açılan dava süresindedir.
Dava süresinde açıldığından kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4817, K. 2010/9498, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama