KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4958 E., 2010/8923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 1.İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9.2.2010
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı ... ve davalı müteselsil kefil ... hakkında 18000 TL kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazlar üzerine davacı icra mahkemesinden itirazların kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece, davalı ... yönünden müteselsil kefillerin sorumluluğu kira sözleşmesi ile sınırlı olduğundan davalı ... yönünden davacının malik olmadığından temerrüt nedeniyle tahliye davasının malik olmayan kişi tarafından açılamayacağından reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına BK. mad. 484 uyarınca kefilin sorumluluğu kira sözleşmesi süresi ile sınırlı olmasına göre davacı vekilinin davalı kefil ...'ya ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilin kira alacağı ve tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.9.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu sözleşmede kiralayan olarak davacı ...’in imzasının olduğu dolayısıyla kiralayanın ... olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4958, K. 2010/8923, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama