KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/4980 E., 2010/9194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3.12.2008
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık 6 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili ve Hazine temsilcisi tarafından temyiz etmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dosya arasında mevcut tapu kaydı ve mirasçılık belgesinden davalılardan ...'ın 14.1.2008, ...'ın 7.9.2005, ...'ın 29.4.2007, ...'nın 22.8.2006, ...'ın 9.5.2008 tarihinde karardan önce ölmüş olduğu ve mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilip hüküm verildiği, gerekçeli kararın mirasçılarına tebliği ile yetinildiği anlaşılmıştır.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup hakim tarafından her aşamada re’sen (kendiliğinden) dikkate alınmalıdır.Mahkemece yargılama sırasında öldüğü anlaşılan ..., ..., ..., ... ve ...'ın veraset ilamları olmayanların veraset ilamları sunulduktan ve mirasçıları davaya dahil edilip, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildikten sonra,işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/4980, K. 2010/9194, 14 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama