KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5130 E., 2010/9713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14.12.2009
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde eczane olarak kiralanan taşınmazın davalı kiracı tarafından çay ocağı olarak kullanıldığını, ihtara rağmen aykırılığın giderilmediğini, bu nedenle akdin feshi ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince. 1.6.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan sözleşmede kiralananın “eczane” olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı kiralayan tarafından 28.4.2009 tarihinde keşide edilen ihtarda “…Sözleşmede eczane olarak kullanılacağı belirtilmesine rağmen, dükkanlar çay ocağı olarak kullanılmaktadır.
Bu durum sözleşmeye aykırı olup, 1.6.2009 tarihinde yeni dönem için sözleşmenin yenilenmeyeceğini, sözleşmeye aykırılık giderilmediği takdirde tahliye davası açılacağı…” davalı kiracıya bildirilmiştir.
Mahkemece her ne kadar keşide edilen ihtarda akde aykırılığın giderilmesi için uygun süre verilmediğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş ise de, söz konusu ihtarın tamamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sözleşmeye aykırılık giderilmediği takdirde tahliye davası açılacağı belirtildiğinden davalı kiracıya dönem sonu olan 1.6.2009 tarihine kadar süre verildiğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5130, K. 2010/9713, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama