KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5417 E., 2010/11101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali, takibin devamı, kira sözleşmesinin feshi ile davalının kiralanandan tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, davacının kiralayan sıfatının sona ermesi sebebiyle tahliye isteğinde bulunulamayacağına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin kira alacağının tahsiline yönelik davanın reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 13.5.2005 başlangıç tarihli 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiralayan, davaya konu dükkanın bulunduğu taşınmazdaki tüm payını 24.1.2007 tarihinde dava dışı ..., ..., ... ve ...'a satış yolu ile devir etmiş, yeni maliklerde 8.10.2007 keşide tarihli ihtar ile davalı kiracıdan Nisan 2007 tarihinden itibaren kira bedellerinin kendilerine ödenmesini istemişlerdir. Davalı kiracı bu talep üzerine, kira bedellerini tahsil etme yetkisinin kimde olduğu hususun saptanamadığını ileri sürerek, 25.10.2007 günlü ödeme yeri belirleme talebi ile mahkemeye başvurmuş ve bu talebi kabul edilmiştir.
Davacı kiralayan, 29.11.2007 günlü icra takibi ile sözleşme başlangıcı olan 13.5.2005 ile takip tarihi olan 29.11.2007 tarihi arasındaki sözleşmedeki aylık kira bedeli 800 YTL'den, 31 aylık kira bedeli toplamı 24.800.00 YTL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı kiracı böyle bir borcu bulunmadığı yönünde takibe itirazda bulunmuş, yargılama sırasında da, yeni malik tarafından kendisine ihtar gönderilene kadar kira bedellerinin elden kiraya verene ödendiğini savunmuş, söz konusu yerin satılmasından sonra yeniden kira bedeli talep edilmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kiralananın 5.1.2008 tarihinde boş olarak teslim edilmesi nedeniyle, teslim tutanağında kiralananı teslim alan dava dışı üçüncü kişinin kiracıdan hiç bir talebi olmadığını beyan etmesi sebebiyle, kira alacağının da bulunmadığı gerekçesiyle alacak davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı, hernekadar sözleşme başlangıcından takip tarihi olan 29.11.2007 tarihine kadar ki kira bedellerinin ödenmesini istemiş ise de yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda, davacı ancak sözleşme başlangıcından, dava konusu taşınmazdaki payını devir ettiği ve kiralayan sıfatının sona erdiği 24.1.2007 tarihine kadar ki kira bedellerinin ödenmesini istemekte haklıdır. Davalı kiracının, bu tarihe kadar ki kiraları kiralayan davacıya ödediğini ispat etmesi gerekir.
Davalı herhangi bir ödeme belgesi sunmamış ödemelerin elden yapıldığı savunulmuştur.
Ancak davalı vekilinin, 16.10.2009 günlü delil listesinde yemin deliline dayanıldığı görülmekle, mahkemece davalıya kira bedellerinin elden ödenip ödenmediği yönünde davacıya yemin teklif etme hakkının varlığının hatırlatılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan teslim tutanağındaki yeni malikin beyanını borcun ödenmesi olarak kabul edilerek, yazılı şekilde alacak davasının reddi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5417, K. 2010/11101, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama