KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5489 E., 2010/9210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29.12.2009
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... geldi. Davalı vekili gelmedi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Önalım davaları değeri para ile ölçülebilen davalardan olup önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Bu durumda davanın değerini satış bedeli ve davalının bu satış nedeniyle ödediği tapu harç ve masraflarının toplamı belirler.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen 106 No’lu parseldeki 11 / 60 pay taşınmazın paydaşlarından ... tarafından 27.9.2007 tarihinde 127.000 TL bedelle davalıya satılmış, davacı bu pay satışına yönelik olarak bedelde muvazaa iddiasında bulunmak suretiyle önalım davası açmıştır. Dava dilekçesinde dava değeri 30.000 TL olarak gösterilmekle birlikte eksik dava harcı 10.11.2008 tarihinde ikmal edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanılması nedeniyle davanın esasa ilişkin olarak ret edilmesi üzerine davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi hükmü gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmediğinden hükmün davalı yararına ve vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5489, K. 2010/9210, 20 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama