KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5530 E., 2010/10276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık,üç adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı ... vekilinin 106 ada 27 parsel ve 108 ada 98 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalı ... vekilinin 116 ada 65 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu 116 ada 65 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı kargir ev niteliğindeki muhdesatın paydaşlardan ...'na ait olduğu tapu kaydındaki şerhten anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve üzerindeki muhdesatın değerinin ayrı ayrı tespit edilmesi belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değerinin bulunması bulunan bu değerin ne kadarının arz'a ne kadarının muhdesat'a isabet ettiğinin oran kurulmak suretiyle saptanması ve satıştan elde edilecek bedellerin saptanan bu oran dahilinde muhdesat bedelinin muhdesat sahibine, arz bedelinin tapu paydaşlarına payları oranında dağıtılması gerekirken,
yazılı şekilde muhdesatın satışından elde edilecek bedelin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında taraflara verilmesi şeklinde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5530, K. 2010/10276, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama