KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5566 E., 2010/10348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir olunarak karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin takip konusu kira alacağının ödenmediğine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 1.3.2004 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, 1.3.2008 tarihinde başlayan yeni kira döneminde aylık kira parasının 1.750 TL olması konusunda tarafların anlaştıklarını, ancak davalının Mart-Nisan-Mayıs 2008 ayları kirasını ödemediğinden hakkında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe haksız ve yersiz şekilde itiraz ettiğini bugüne kadar da bir ödemede bulunmadığını belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini ve % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davacının daha önce tahliye taahhüdüne dayanarak almış olduğu tahliye kararı bulunduğundan tahliye istemi yönünden derdestlik itirazında bulunduklarını, davalının kiralananda 1.3.2004 tarihli sözleşme ile kiracı olup daha sonra sözleşmenin sözlü olarak yenilenerek devam ettiğini, bu itibarla icra takibinde yazılı kira sözleşmesine dayanılamayacağını, diğer yandan davacı icra takibinde aylık 1.750 TL’den talepte bulunmuş ise de aylık kiranın 350 TL olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacının % 40’dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel olması, bu kira bedelinin ihtarname ile verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
İcra takibinde ve davada dayanılan 1.3.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı anılan kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında aylık 1.750 TL’den Mart-Nisan-Mayıs 2008 ayları kirasının tahsili için Bursa 13. İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 5982 sayılı dosyası ile icra takibi yapmıştır.
Takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı aylık kira parasının 1.750 TL olmadığını, takibe konu edilen kira bedellerinin düzenli şekilde ödendiğini, davacıya kira borcunun bulunmadığını belirtmiştir. İtiraz üzerine açılan işbu davada da aylık kira parası ve ödeme hususunda itiraz sebeplerini yinelemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.3.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin özel şartlar bölümü 5. maddesinde sözleşmenin bir yıllık olup sözleşme sonunda yeniden anlaşarak sözleşmenin yenileneceği kararlaştırılmış ise de bu düzenleme yenilenen kira dönemlerinde aylık kiranın hangi oranda artırılacağına ilişkin belli ve muayyen artış şartı içermediğinden davacının icra takibinde talep ettiği gibi aylık kiranın 1.750 TL olduğunu kanıtlaması gerekir.
Davacı bu konuda yazılı delil sunamadığından aylık kira miktarı konusunda davalıya yemin teklif etmiş, davalı da 10.2.2010 tarihli oturumda aylık kiranın 350 TL olduğuna dair yemin eda etmiştir.Bu durumda aylık kira parasının 350 TL olduğunun kabulü gerekir. Davalı yemin sırasında takip konusu edilen aylar kirasını ödediğini de belirtmiştir. Mahkeme ise bu beyandan hareketle kira parasının ödendiğini kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.
Aylık kira parasının miktarını kanıtlama yükümlülüğü davacıya ait olmakla birlikte kira parasının ödendiğini ispat yükü de davalıdadır. Davalının aylık kira parası konusunda teklif edilen yemini eda ederken kira parasını da ödediğini beyan etmesi icra takibine konu edilen kira paralarını ödediğini kanıtladığı anlamına gelmez. Davalı bu konuda yazılı bir delil de sunamamıştır.
Bununla birlikte davalı vekili 28.11.2008 tarihli delil listesinin 9. bendinde “ikamesi mümkün her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayandığından mahkemece davalıya kira borcunun ödendiğine dair davacıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edilmesi halinde davacıya eda ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5566, K. 2010/10348, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama