KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5598 E., 2010/9879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26.2.2010
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 4 ve 5 parsel No’lu taşınmazların paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile aynen bölünmeleri mümkün olmayan taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen taşınmazlara tarafların birlikte malik olduklarını, tarafların taşınmazlardaki paydaşlığı giderme konusunda anlaşamadıklarını, parsellerin küçüklüğü de nazara alındığında paydaşlığın ancak satış yoluyla giderilebileceğini belirterek, taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı Maliye Hazinesi vekili, tapu paydaşı davalıların Suriye uyruklu olmaları nedeniyle tapu kayıtlarına 1062 Sayılı Kanun gereği hazinece şerh konulduğunu, bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, takdiri mahkemeye bıraktıklarını belirtmiştir.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen 4 ve 5 parsel No’lu taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine 22.4.1996 tarihi itibariyle İskenderun Belediyesi lehine 2972 Sayılı Kanun’un 7. maddesine göre kamulaştırma şerhi düşülmüştür. Bu durumda mahkemece kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleştiğinin saptanması halinde kamulaştırılan kısmın ifraz edilerek kalan kısmın paydaşlığının giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13 / j maddesi hükmü gereğince Maliye Hazinesi harçtan muaf olduğu halde harçla yükümlü tutulması da usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5598, K. 2010/9879, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama